8 February 2026
2026/01/22 - 17:31
View 83

Dr. Araghchi: İran’a karşı yürütülen düşmanca girişimler başarısız olmuştur

İran İslam Cumhuriyeti Dışişleri Bakanı Sayın Seyyid Abbas Araghchi’nin Wall Street Journal’ da kaleme aldığı makale : Bize karşı yürütülen düşmanca girişimler başarısız oldu.

  

Beyaz Saray, İran’daki son olaylara ilişkin Batı medyasında yayılan apacaçık yanlış  anlatılara elbette ki sessiz kalacaktır; ancak bazı hususların açıklığa kavuşturulması gerekiyor. Protestolar barışçıl şekilde başlamış ve İran hükümeti tarafından meşru protestolar olarak tanınmıştır. Ancak iç ve dış teröristlerin devreye girmesiyle durum aniden şiddet içeren bir hâl almıştır; bu nedenle, kargaşa ve kaos çıkaranlar ile teröristlerin arasındaki bağlantının kesilmesi gerekiyordu.

Medya, gerçeği çarpıtarak bölgede benzeri görülmemiş bir şiddete yol açabilecek bir ortam oluşturmuştur. Bana göre, bu yanlış bilgilendirme kampanyasının asıl ve doğrudan amacı da tam olarak bu şiddetti. Silahlı ve siyah kıyafetli terörist gruplar gösterilere sızmış ve masum insanlara ateş açmıştır. Buna karşın bazı medya kuruluşları, İran’ın büyük şehirlerinin “düştüğünü” iddia ediyordu; oysa olayların şiddet içeren aşaması 72 saatten daha kısa sürmüştür. Can kaybı, yüzlerce ve nihai rakamlar doğru bir sayım yapıldıktan sonra açıklanacak..

Bu protestoları geçmiştekilerden ayıran temel fark, ABD Başkanı’nın protestocuların öldürülmesi durumunda “sonuçları” olacağı yönündeki kamuoyuna yaptığı uyarıydı. Bu uyarı, ister kasıtlı ister kasıztsız olsun, kaos organizatörlerini ABD'yi İsrail için başka bir savaşa sürüklemek amacıyla "maksimum kan dökme" stratejisini benimsemeye motive etti. Hatta Trump yönetimi döneminde görev yapmış eski CIA Direktörü bile, Mossad’ın sokak protestolarına sızdığını kabul etmiştir.

28 Aralık’tan 8 Ocak akşamına kadar İran, birçok demokraside de görülen tanıdık sahnelere tanıklık etti: Ekonomik reformlara, enflasyona ve sendikalarla müzakerelere karşı büyük ölçüde barışçıl protestolar ve ölümcül olmayan sınırlı çatışmalar. Ancak Trump’ın, yaygın şiddet yaşanması hâlinde müdahaleyi değerlendirdiğini açıklamasından yalnızca birkaç saat sonra, güvenlik güçlerimiz koordineli ve geniş çaplı silahlı saldırılara maruz kaldı.

 

Silahlı saldırı hem polisleri hem de sivilleri hedef aldı. Görevli polisler öldürüldü, yakıldı ve hatta başları kesildi. Toplu taşıma otobüsleri, hastaneler, ambulanslar, itfaiye istasyonları, zincir mağazalar ve hatta camiler, kayıpları en üst düzeye çıkarmak için kasıtlı olarak tahrip edildi. Ölenlerin çoğu polis ve sivillerdi. Amerika’daki bu şiddetin karşılığı, 72 saat içinde 600 kolluk görevlisinin öldürülmesidir.

 

Dış kaynaklı yalan haberlerin aksine, tüm kurbanlar silahsız olmalarına rağmen resmen “şehit” kabul edilmiştir ve aileleri, ölen görevlilerle aynı şekilde tüm destek ve tazminatlardan yararlanacaktır. Şiddet olayları sona ermiş ve ülke genelinde normal yaşam geri dönmüştür. Cesur güvenlik güçlerinin müdahalesi ve halkın dikkati sayesinde terör hücreleri tespit edilmiş ve ortadan kaldırılmıştır.

İranlılar sevdiklerinin yasını tutarken, başka bir tehdit de eş zamanlı olarak şekillenmektedir: Diplomasinin nihai çöküşü. İran’ın Haziran 2025’te gösterdiği itidalin aksine, bu kez güçlü silahlı kuvvetlerimiz yeni bir saldırıya uğramamız hâlinde, sahip olduğumuz tüm imkânlarla karşılık vermekte hiçbir tereddüt göstermeyecektir. Bu bir tehdit değil; savaştan nefret eden bir diplomat ve savaş gazisi olarak açıkça iletmem gerektiğini düşündüğüm bir gerçektir. Tam kapsamlı bir çatışma kesinlikle çok şiddetli olacak ve İsrail’in Beyaz Saray’a telkin ettiğinden çok daha uzun sürecek; bölgeyi ve dünyanın dört bir yanındaki masum insanları etkileyecektir. Bu senaryonun önüne geçmek için tüm gücümü kullanacağım.

Bay Trump kendisini bir  anlaşmacı, müzakereci olarak görüyor, ancak şimdiye kadar bölgemize getirdiği tek şey savaş oldu. Filistin’e, Lübnan’a, Suriye’ye, Yemen’e, İran’a ve hatta Katar’a bakın. Onun 12 aylık iktidarı boyunca kaç kişinin hayatını kaybettiğini görün. Artık yaklaşımı değiştirme zamanı gelmiştir.

Trump, önce İran'la diplomasiyi denedi. Geçen Mayıs ayındaki Umman görüşmelerinde en az üç kez, gerçekleşmeyen bir orta yola çok yaklaştık. Neden? Çünkü Beyaz Saray'daki İsrail kuklaları Amerikan çıkarlarını zerre kadar umursamıyor. Ayrıca geçen Eylül’de New York’ta müzakereleri yeniden başlatmak için mükemmel bir fırsatı, ABD’nin Avrupa’ya Güvenlik Konseyi yaptırımlarını “Snap Back” yöntemiyle yeniden devreye sokma konusundaki yanlış hesaplaması nedeniyle kaybettik..

"İran her zaman barışı savaşa tercih etmiştir. Biz her zaman adil ve dengeli bir anlaşmaya ulaşmak için gerçek ve ciddi müzakerelere hazır olduk. Haziran ve Eylül 2025 deneyimlerini göz önünde bulundurarak, Amerika’nın bu zihniyete sahip olduğuna ikna olmuş değiliz."

İran’ın Başkan Trump’a mesajı açıktır:: Amerika, yaptırımlardan siber saldırılara, doğrudan askeri saldırılardan en son olarak da büyük bir terör operasyonunun kışkırtılmasına kadar İran'a karşı akla gelebilecek her türlü düşmanca eylemi denedi ve hepsi başarısız oldu. Artık farklı düşünme zamanı gelmiştir. ‘Saygıyı’ denesinler; bu, bizi düşündüklerinden çok daha ileriye taşıyacaktır.

متن دیدگاه
نظرات کاربران
تاکنون نظری ثبت نشده است